Köşe Yazıları

Facebook deyince ilk akla gelen bir sosyal ağ sitesi olmasıdır. Ama Facebook, oyunlarıyla ve uygulamalarıyla da sosyal ağını aktif bir topluluk haline getiren uygulamaları sayesinde ön planda bulunuyor. Bu yazımda ele alacağım konu Facebook sitesinin oyunlarıdır.

İnternet üzerinde haberleri eğer takip edebiliyorsak oyunların ne kadar popüler olduğunu anlayabiliriz. Bu popülerlik te bir sayede reklam bazında sayılmaktadır. Dolayısıyla haberi yayınlanan oyunların bir o kadar takipçisi daha artmış olmaktadır. Ayrıca bir kişinin o oyunu oynaması, o kişinin arkadaşlarına da o oyunla ilgili reklam mesajlarının yayınlanması anlamına gelmektedir.

Oyunlar şu mantık üzerine kurulmuş. Oyun oynamak için reklam yap, o oyunu oynayan kişinin arkadaşlarına da reklam yaptır, hem oynayan kazansın hemde oyunu kuran. Güzel bir mantık.

Bir oyun oynuyorsunuz, o oyunu oynadığınızda bir seviye atlama olayı varsa hemen bunu paylaşmanız için size bir pencere açılıyor. Ve sizde doğal olarak seviye atlamanızın heyecanını arkadaşlarınızla paylaşıyorsunuz. Bunu gören arkadaşlarınızda hemen o oyunu oynamaya veya oyuna bir bakmaya giriyor. "Birisine bakıp çıkıcam abi" gibi...

Bazı oyunlarda var ki o oyunda mutlaka bir seviye atlamanız gerekiyorsa birilerini çağırmalsınız. En azından arkadaşlarınızda o oyunda bağlantı kurmalısınız ki sizde oyunda seviye atlayabileseniz.

Kullanıcılarda malesef bir çıkmazın içine sürükleniyorlar. Ne zamana kadar? Oyundan sıkılana kadar.

Peki bu oyunların bize ne faydası var?

Belki o oyunları oynayarak arkadaş çevremizi arttırabiliriz veya stresimizi atabiliriz.

Peki zararları yok mu?

Olmaz mı? Tabi ki var. En büyük zararı zaman kaybıdır. Çünkü oyun yapımcısı sizi oyunda tutmak için belli başlı bazı oyun kriterleri getirmiştir. Eğer ki siz o kriterlere uymazsanız bu sizin seviye atlamanıza engel olabilir.

Son olarak oyunları, oyun tadında oynayalım. Bir saklambaç, bir yakan top gibi...